Küçük bir hikaye anlatasım geldi bir an…
Minik bir sincap ile küçük bir kedi varmış. Bunlar aslında insanların en kıskandığı sevgilerden birine sahipmiş. Herkes kıskanırmış onları ve ilişkilerini. Aslında en olmaz denilen şeyi yürütebiliyorlarmış. Kedi bundan önce çok yaramazlıklar yaptığı için hep onu haylaz olarak görürlermiş, zaten sincap o kadar masum dururmuş ki elinde bir tane fındığıyla dururmuş öyle hep. Sincapın en sevdiği şey, minik kediyi böyle doya doya öpmekmiş. Zira kedi de hiç bir zaman bunu karşılıksız bırakmazmış. O kadar da yürekten öperlermiş ki birbirini, insanların kıskanası oradan gelirmiş belki de.

Bir gün kedi ile sincap yine yalnız otururlarken kedi onu öpmek istemiş. Zaten bir süredir de birbirlerini göremediğinden çok da özlemiş onu. Sincap ormanda başka ağaçların birinde birsürü çakalın arasında okula gidiyormuş, kedi de ciğerci kapısında bekliyormuş, yeni başladığı işte…
Kedi onu öpmek istediğinde sincap bir an duraksamış, halbuki hiç yapmadığı birşeymiş. Kedi nasıl diye düşünürken bazı şeylerin ters gittiğini anlamış…
Derken, sincap kedinin bu sinirinden korkup ormana geri kaçmış.
Kaçış o kaçış. Bir daha onu gören olmamış.
Kedi beklemiş, beklemiş, beklemiş…
Ağlamış, ağlamış, ağlamış…
Yıllar geçmiş.
Kedi şimdi ormanın yarısını sikti, aslan parçası oldu, şanı yürüdü mutluluktan uçarak; sincapın belki haberi var, belki yok…
Sincap ise ormanda kaybolan türlerden biri kalmış geriye…
Uyku getirmeye çalışmıyordum, öylesine bir hikaye işte.